~~Koşarak Uzaklaşma İsteği Ve Buda~~

Biraz Hiss Lütfen…

 

Bir köprünün üstünden aşağıdan geçecek bir tırın üstüne
atlamak için doğru anı yakalamak gibi yazarken doğru parçayı seçmek lakin ben bu safer asfalta çakılmayı ve tırın üzerimden geçmesini yeğliyorum.

Koşarak uzaklaşma isteği uyanıyor yürürken yolda. Etrafımdaki herşeyden kaçmak olabildiğimce gücümle… Şok marketlerinden pazar günü sabah yürüyüşçülerinden , iş adamlarından , Pinyal apartmanından internet kafalerden sarı takislerden 06 plakalardan köşedeki manavdan bakkal amcadan kedilerden ve köpeklerden etrafımı dolduran ıvır zıvır ne varsa hepsinden. Zihnim öyle çalışıyor ki onlarca düşünce birbinin içine geçiyor .Meskalinle kafayı bulmuş bir uzay maymunu ahlakı var içimde. Zor değil algılamak aslında. Düşünürseniz… (!) Yada boşverin düşünmeyin. Boşaltmaya çalışın herşeyi zihninizden. Bir zen ustasının sakinliğine ve huzuruna Buda’nın bilgeliğine ve bir şovalyenin kudretine ihtiyacım var ; elimde ise sadece sinek2 karo6 ve maçakızı var.

-Bu el iş yapmaz. Pass…

“Biliyorum” ve bunu her değilimde gelecek zaman için işte şimdi “Sıçtım” diyorum. Biliyorum yapmamalıydım. Alaman filazof Arthur Schopenhauer kalbine söz geçirebilenin dünyaya hükmedebilceğinden bahseder. Lanet olsun yine yaptım dediğiniz ve yalnış yolda olduğunuzu düşndüğünüz günler boyunca sevgilinin dudaklarına kavuşuncaya kadar hala yanlış yaptığınızı düşünmeye devam edersiniz. Ve evet biliyorum ki ben de yanlış yapıyorum. O minik dudakların hissiyatını anımsamak bile beni deli ediyor. Kahkası ve hayatımın neşesi… Hepisi bir filenin içinde ve ben köprünün üstündeyim. Ya fileyi ya kendimi yada fileyle birlikte kendimi atmalıyım diye düşünürken ; seçeneklerin ne kadarda az olduğunu düşünen geliştirmeci girişimci yanım; bir yandan hala daha zengin fikirler üretebilme çabası içinde. Ve hala koşarak uzaklaşma isteği ve karşımda beliren Buda. Sen hiç konuşmaz mısın Buda(!)

Uzun zamandır bu kadar hızlı değişmemiştim dediğim sırada 16 yaşımdaki halimle olan benzeliğimin farkına varmak ve bu düşünceyi hala bi yanımız çocuk nede olsa antitezi ile berteraf etmeye çalışmak ve bu kadar çocukca bir anti tezle kendini gerizekalı hissetmek ve yeniden Buda ve elimdeki file. Hayır ben bir gerizekalı değilim sadece bazen öyle hissederim.

Koşarak uzaklaşmak istiğim hala üzerimdeyken ; elimde her gece tutuğum makinalı tüfekle beynime semi otomatikte 3 adet 7.62 mm çapında tek tetikte 3 mermi sıkmak istiyorum Biri benim biri senin biride bizim için. Dehşet verici ama benim için değil kendi dağılmış beynimi göremeyeceğim için üzülürdüm herhalde. İşte beni bu hale getirebilmesi sadece 3 dakikasını alıyor.

Bukowski büyük adamlar yalnızlığa makumdur der. ben büyük bir adam değilim …yalnız kalışımın sebeblerini senin söylediğin gibi adamlığımda aramak yada benim söylediğim gib kadınlığında aramaktansa insanları insan olarak sevmeyi öğrenmekti geçen sürenin öğretesi. Sonra kadın sonra aşk… Biliyorumki yalnız kalmaycağım biliyorum ki sende “KALAMAZSIN” ama kimse soy adıyla yapılan kinaye için biriyle birlikte olmaz aşk bir keredir ya öyle demiştik hala öyle hissediyorum ben ya sen ? Sen ne hissediyorsun kadın? Söyle bana? nedir yılların öğretisi sana?

karşımda buda elimde iş yapmaz kartlar , filem boğaz havası aşağıdan geçicek yük gemisi suya yada gemiye 76 metreden çakılma ihtimalim elimde makinalı tüfeğim 100 adet mermim ve gönlümde aşk…

Sakin ol geçti şimdi bir sigara içmem lazım.

 

21.08.2011 / rustynail