~~ VAKTİDİR ~~

Tenimin tuzu , dudaklarımın çatlakları…
Seni istiyorum.
Kusursuz ışığa yüz sür ve kutsa beni.
Anlamlandır , kandır hayata.
Dirilt tutsaklığına.

Yaş topraklar üzerinde yarat beni yeniden ,
Ellerim, ellerin için var olduğunu bilsinler.
Sert madenler döv etimden , göğsümün üstünde ,
Kapla kendini ateş zırhınla.
Bir tek benim olduğunu yanarak öğrensinler.

Kaybet kendini çoşkularımda ,
Kanatlarını nefesimle şişir ,
Gök diyarlara ışılda , altın sarısı çimen yeşiliyle.
Ben olduğunu görsünler.

Kaderimin tozunu , nefesinin buğusuyla sil.
Özel olduğunu kayalıklarımda parçalanarak kabul etsinler.
Kim olduğunu söyleme kimseye.
Gergin derimdeki izlerinden bilsinler.

Aşkın koşumları , hırsımın kırbacından gergin.
Işıldayan gözlerim , nasırlı ellerim
Seni bekliyorum.

18.03.2012 / rustynail

 

~~Dürüst Ve Korkak~~

Önce bütün kapıları kapattım , ardından ışıkları söndürdüm ve her zaman oturduğum sandalyeye oturdum. Artık hazır değildim hiç olmadığım kadar. Dünyaya baş aşağı bakan lakin ayakları gökyüzüne basmayan biriydim. Yazabilirdim. Bir miktar! Sonra yazdım uçurumun kenarında bir kaç kısa adım kadardı satırlarımın uzunluğu.Ağırlığı ve pahası ne külçe altınlar ediyordu nede yakut taşlar. Parıltısı ise kelimelerimin hiçbir zaman pırlantalar gibi değildi. Ben sadece yazdım , siz de sadece okuyun.

Dün akşam bir televizyon dizisinde söylüyordu. “En zor anında kimi arar insan?” En çok sevdiğini diyordu dizideki ses. Derin ve içten olmaya çalışıyordu kaydederken mikrofon. Belli ki az, biraz başarıyordu , sizinle beni tam bu noktada buluşturacak kadar. Peki kimi arardı insan? Hayır , bunu sevmedim. Kimi arardın diye soruyorum. Tartışmalar başlasın diye değil. Gerçekten kimi arardın? Bu soruya annemi , babamı, şu dostumu , bu dostumu, ve sevgilimi ve karımı , kocamı , ve oğlumu ,kızımı yanıtını verenler okumayı tam bu noktada bıraksınlar lütfen.

Nokta!

Onları tebrik ediyorum. Gerçekten çok şanslı olduklarını bilmemeleri bir yana , kimi arardımın boşluğunda delirmeyip , boğulmuyorlar. Şimdi baş başa kaldığım yazımı okuyan takribi 30 kişiden 2 belkide bir kişiyle, benimle aynı hisseden o kişi yada kişilerle devam ediyorum. Kimi arardık biz! Bu kadar yalnız bırakılırken hiç mi hesap sormadık. Terk edildik sustuk. Aldatıldık dağıldık dağladık. Kazık yedik oturduk. İyi olmakla mı suçlu bulunduk? Tanrının mahkemesinde yargılanmadık ki henüz. Ayrıca bu elinizde tutup biz haklıyız dediğiniz ve hakkınızı almayı beklediğiniz infaz emrinin kaşesi derimde kaşıntı yapıyor. Bilesiniz diye söylemiyorum. Pardon özür dilerim zaten biliyordunuz değil mi!

Korkmayın! Namluyu kendime de çeviriyorum ara sıra. Asla hep onlar, hep onlar demedim. Yani onların anlayacağı elimden geldiğince öz eleştiri de yapıyorum. Empati de yapıyorum. Kendi kendimin yerine kedimi kendimce koyup oturtup duruyorum. Lakin benden yana çok kayıp yok. Şimdi benim diye söylemiyorum. Aynaya baktığımda bunca yaraya haksızlık etmek istemiyorum.Bütün bu olan bitenin bir tek sebebi var aslında.Her ne kadar zayıf gösterse de bizi ; hiç kimse yok arayacak. Zor hislerimizde aklına , şevkatine kaçacağımız kimse yok. Zaten hep bize kaçmadılar mı kaya gibi salam olduğumuz için. Pe ki ya biz , ya sen ya ben? Öyle acınacak haldeki kalbim bir damla göz yaşı daha dökersem can verebilirim. Beni bu kadar yalnız bırakmaya buna alıştırmaya ve artık yalnızlığımı bir ihtiyaç gibi yaşatmaya kimsenin hakkı yoktu. Olan biten bu bize olan biten bu.

Acımasızca gerçekleşen bu kısır döngü içerisinde ben payına hep paydasız kalan oldum ve siz de öylesiniz. Yapabileceğimiz pek bir şey yok. Zaten bu saatten sonrada yapmak ister miyiz , o da ayrı bir muamma. Lakin öyle kasvete , öyle griye bulanıyor ki diyarlarımız bazen , iblis bile yanımıza uğradığında bir başına olduğunu bu diyarlarda anımsıyor. Bir eşinin olmadığına lanetler yakıyor. Şimdi soruyorum sizlere çok mu ? Çok mu bu bize ? Daha ne kadar duygumuzu tedavülden kaldıracağız. yardım değil sadece bir cevap istiyorum kendimden. Sadece bir cevap ve bir karar.

16.03.2012 Cuma 17.03

/rustynail

~~ANLA-MA~~

Savaş bitti şimdi ölülerimizi gömme vakti.

Ellerimi havaya kaldırıyorum. Sıktığım yumruğum içinde kendi yüreğim ve kanı hepinizin yüzüne damlıyor, tınısı bir gece şarkısı ,ağır aksak ritmli ve derin. Çıkar üzerindekini bu derinlikte nefes alamazsın yaşaman için kanımı solu. Kalan bir kadınım yok giden bir kadınım da bu yüzden korkmamalısın. Aç değilim. Uzun zaman önce yemeği bıraktım ben.

Kokla bak ne kokuyor daha önce söylemiştim. Hayal kırıklığı çürümüş et gibi kokar. Sakin ol hepsi benim değil. Diğer insanların bir suçu yok ama benim de yok tek suçlu suçun ta kendisi anlamak için bir çakra yukarı değil aşağıya inmen gerek. hadi yüzüme dokun. Gülümsediğimi ancak dokunarak anlayabilirsin gördüklerin göz yaşlarım sadece, yüzümün önünündeki küçük cinlerimin sis perdesidir. Kırık ağaç dalından sızan öz gibi damlıyor sözde timsah yaşlarım. Ağlamıyorum inan bana. Keşke yüzümü görebiliyor olsaydın.

Çabuk olalım; ruhlarının cennete giriş izni için gömelim ölülerimizi. Biliyorum sen benimkini yakmıştın bu yüzden hala buradayım bu yüzden hala ızdırabın anlamını etinizde adımın anlamı. Az kaldı sabret ve bende.. tanıdığım en sabırlı insandım bir zamanlar insanlığımı sizlere kurban etmeden önce.

Nerdeyim biliyor musun ? Gülüşümü kaybettiğim yerde senden çok uzaklarda. Hiç bilmediğin hiç gitmediğin diyarlarda. Ve oradan izliyorum Adn Cennetini. içinden benim ırmaklarım akıyor ölülerim gülümsüyor bana… Kalbini söktüğüm her kadını tanrı ödüllendirmiyor ben bir cezaydım onlara… Lakin hiçbiri dönüpte geçmişine bakmıyor bakamıyor. Korkmayın ben daha geçen gün kendi kalbimin kanını akıttım, tüm zehri sizlerin olsun ve yerine öylece geri koymuyorum. Tertemiz berrak bir tanrı lütfu ancak o bile bilmez kime ait olacağını ancak ben bilirim , tahtının koruyucusu.
Kanatlarım tüm göğü kaplıyor çok uzun yıllardır uçabileceğim günü bekliyorum ben. Çok az kaldı çok az…

Gülümsememi özlediğini biliyorum. Lakin ben olmasam bile babası ; bir gün göreceksin kendi oğlunda nasıl gülümsediğimi bir gün göreceksin oğlun sevdiği kızı öperken nasıl benim gibi öpüştüğünü ; genetiğine işlenmiş bir giz gibi anlayamayacaksın. Lakin göreceksin gülüşümü ve öpüşümü ve kızın babasına her zaman yabancı. Söylüyorum bil diye geleceği nasıl bildiğimi oğlun kendi sözleriyle anlatacak sana. Sözüm söz değil tılsımdır bundan sonra…

Ben bütün ölülerimi gömdüm tüm sevdiğim bahadırlar toprağın altında. Onlar benim savaşçılarım Çok uzun zaman olmuş. Lakin çürümedi hiç biri bilesin. İstediğim zaman dirilmek için hazır kıta… O yüzden sakın çıkmayasın karşıma bu kez …

Sevdiğim kadın kutsa beni… Sen dindirdin ızdırabımı ve umurumda değilken dünya insanların anlayamayacağı bir savaşa sürüklemesinler beni.

 

04.03.2012 / rustynail