Aylık Arşiv: Mayıs 2014




klostrofobik bir aşka tutuldum. kapalı yerlerde sevilmiyordum hiç. kime baksam küçük bir hoşlantı, anında nefret ediyordum ondan. bakışları ruhumu delip geçse de sıradanlığında takılıp kalıyordu o büyüsüz anın. öylesine basitleştiriyordu ki duyguları, insan denen duygu yumağı; tadını çekip alıyordu içinden her şeyin. sonrası ne yese saman, ne yaşasa sığır gibi yaşıyordu… neyse… mide bulantısı mideyi aşıp kalbe ulaştıysa, bazı şeyler için çok geçtir… klostrofobik bir tiksiniyorum şimdilik. ve bunu ilk kez kendime itiraf ediyorum. saat 02:42… uyku gözlerimden kaçalı ve beni gecenin ortasında kendimle başbaşa bırakalı çok oldu. ve muhabbetimi çok sıkıcı buluyorum bu saatlerde. hep aynı konuları anlatıyorum kendime. […]

14.05.2014 (kayıp sayfa)



çatıların altına sıkıştım… oysa benim uçmam lazımdı… tam yükselecek iken kafam bir tavana çarpıveriyor. sonrası beyin kanaması. içten içe, ruhsal çizikler bırakarak kanaması… oysa benim uçmam gerek… şimdilik sadece sallanıyorum.ve bu gömlek… kaşındırıyor… aidiyetsizliğim yaradılıştan. ne toprağa ne göğe… durum böyle olunca asılı kalmayı seçtim bir darağacına. dalları başka bir aleme yükselmiş, kökleri dünyanın dibinde… koyu renkli, gövdesi kalın, belki 1000 yaşında yapraksız, meyvesiz bir ağaç… üretmeyen bir ağaç ne işe yarar ki diye düşünürken bir karga üstümdeki dala konup ağaca daha dikkatli bakmamı söyledi. binlerce yıllık cesetler ağacın gövdesiyle bütünleşmiş gibi bütün dallarını ve gövdesini kaplamışlardı. “onlar” dedi karga […]

13.05.2014 tarihli seyir.