15.01.2015 tarihli seyirme

her şey tepkisizliğimde sertliğini yitirmekte… dolayısıyla kırılmakta zorlanıyor kalın kafam. akan kan siyah. yoğun. zift gibi bedenimi kaplıyor. onun içinde kaybolacağım. çevremde sertleşip  tekrardan kabuk bağlayacak çocukluk yaralarım. kaşınan, inadına yolunan ve yolundukça kanayan… iyileşir mi bilmiyorum. zaten bir kelebek filan da çıkmayacak kozamdan.

çıkarsa can çıkar. özünden koparılmış ve ölümüne canı sıkılan.

korkma. hayat daha yeni başlıyor…  daha ağaçlar yeşerecek. gidilecek daha çok yol var. yapılacak tonlarca şey. yaşanacak bir sürü zımbırtı. daha milyonlarca şey var sahip olunacak. binlerce kişi var ruhları çalınacak daha onların arasında kaybolacaksın.

korkma…sen telefonuna odaklan yeter.

daha var anlamsız bir yığına dönüşmene.

rahat…

Illustrator_Lala-Vaganova_Illustration_clown-with-gun

akışın yönünü değiştirmeye dair.

(bu bir uyandırma çağrısı değildir.)

dünyada akıl sahibi birileri var. ve bizi onlar yönlendiriyor. savaşlarımızı bile onlar yönetiyor. neye sinir olacağımızı bize söylüyorlar. öfkemizi nasıl kusacağımızı ve ya neye yönelteceğimizi. savunduğumuz şeyleri bizim kafamıza vuruyorlar.

bizi kendimizle dövüyorlar.

içsel dünyamızın durumunu onlar belirliyor. neyi seveceğimizi neye bok atacağımızı, düşüncelerimizin dizginleri onların elinde. onların istediği doğrultuda düşünüyor, o şekilde üretiyoruz.

biz de akıllıyız kendimizce… onların bize verdiği güvenle huzurluyuz. kesin olduğuna inandığımız düşüncelerimizin arkasında bizim gibilerle mutluyuz.
biz daha akıllıyız.. kim kabul eder ki aptal olduğunu? ya da yanlış bir seçim yapmaya itildiğini? ve ya düşüncelerinin biri tarafından beynine tıkıştırıldığını? sonuçta biz “özgür”, hür iradeli, mantıklı düşünebilme yeteneğine sahip, muhteşem bireyleriz.

evet biz daha akıllıyız onlardan.
çünkü biz onlardan aldığımız plastiğe sahibiz.

10..01.15
yağmur var. ve mutlu olduğumu kabullenmek üzereyim

 

m.a. etkileri / kısım 23

şimdi gün kendini geceye teslim ederken,
ellerinden kayıp
dizindeki başıma saplanıyor
(zaman)
ve kanlı bir bıçak formunda
geride bıraktığım otuzuncu sene.

şimdi gün geceye kendini teslim ederken
ellerinde kırmızı bir leke.
ellerimde karanlık
ellerimde zamanın kalbini tutuyorum…
ellerin kayıp.

03012015