Belki Bir Gün

Biraz Hiss Lütfen…
Hep inannırsınız… ne kadar güçlü olduğunu ve güçlü hissedildiğini sorgularsınız. Bir gün çıkagelecek diye düşünürsünüz. Umudunuzu kaybetmeden onlarca bedenden geçer ve dener sürüklenir parçalanır ve en ufak zerrenize kadar hala beklediğnizi bilmesini istersniz. Her yerde ararsınız sabah uyanma sebebiniz işe gitme sebebiniz partilerde bulunma sebebiniz bakkala çakkala gitme sebebiniz. Otobüse binme sebebiniz. Kıyıda dolaşma sebebiniz, dondurma alma sebebiniz. Hayatınızı oluşturan bütün sebeplerin bileşkesi haline gelir.

Ahhh Kahretsin bu baş ağrısı bu dayanılmaz sancı ve bu dayılmaz sanrı sadece adını bilsem geçicek diye ümit edersiniz.
Onlarca yüz arasında ilahi mucizevi bir olay olacağını ve bir işaretin verileceiğini umitedersiniz. tek ihitiyacım sadece yüzünü görmek diye dilenirsiniz Tanrıya.

Her evrenizde biraz daha derine gidersiniz yaş ilerledikçe ümidiniz azalır ve birileri beyaz atlı prenslerden ve prenseslerden bahsetmyi bırakır cevrenizde. İŞe paraya faturalara betona gömülürsünüz. Ümidiniz yani en güçlü silihınızı kendi başınıza doğrultursunuz. İşaret parmağınız tetikteyken bile birden kapının açılacağını ve hiç tanımadığınız bir yüzün Lütfen dur diyeceğini düşünürsünüz.

Lanet olsunnnnn .Çok yorgunum işimde ailemde arkdaş cevremde yer de bir numara olmaktansa sadece yüzünü bir kere görmüş olmayı dilemek. Adını bilmek ve asla seni anlayamaycak insanlara sözlerini tüketmeksense…..

Kara kaplı defter yıllarca zehirleğim gümüş bir kalp gibi bütün irini atar hep dışarı.

Ellerinle bir kez sakallarıma dokunduruşun var hep yüzünü göremediğim rüyalarımda yahut kabuslarımda… her nasıl adlandırırsan adlandır

Arada birieleri hayatınıza girer çıkar her ne yolla olursa olsun birşeyler eksiktir ve bütün bu hissisyatınızı bir kere bile dile getirmezsiniz. Çünkü dürüst değilsinizdir. Çünkü o o değildir. Ve eğer dile getirirseniz elinizde kalan bu boş ilişikiyi bile kaybedebilirsiniz. Saçmalarsınız ve bunu yekten sölerinisinz. Sadece sen gelinceye kadar ben yalnızım diyemezsiniz. Sex yapmasan ölür müsün be adam be kadın kaç kez seviştin hayatında kaç kez sevişmek yetmedi ve karşısında içindeyken aşkın yalvardın tanrıya onu daha çok sevebileceğim bir yol göster diye … evet haklısın henüz değil belkiiii

Bir gün……

23.08.2009

Alacakaranlık

Biraz His Lütfen…

Ne güzelde uykuya daldın. Bu beni çok korkutuyor biliyorsun ya bir gün hiç uyanmazsan diye düşünüyorum her zaman çünkü sen uyanıncaya kadar başında bekleyeceğim yine. Gözlerini açtığında gün ışığı ardımda selamlayacağım seni.

Biliyorum.Ben senin en büyük rüyanım her gece tekerür eden . Ben senin kahramanınım. Küçük bedeninin karşısında güçlü kollarıyla duran , seni sarıp sarmalayan yenilmez savaşçın. Kutup yıldızının yanında bile gökyüzünde ve gözlerinde bir gümüş gibi parlayan tek yıldızın. Bir ölümsüz. Tek zayıf noktası şiiiiii….. Hadi gülümse onların bilmesine gerek yok.

Okadar yor-gu-num ki… demek bile yakışmaz bana değil mi? Her zaman kudretli, her zorluğu aşabilen, tıpkı adım gibi… daha doğduğum gün yazgımı alnıma peşin yazmışlar. ya olmak zorunda olduğum adamla olduğum adam arasındaki farkı gizlediğim pelerinim olmasaydı. Doğru söylüyorsun sadece bir fark var. evet benimde kristal yaşlarım var kimsenin görmediği benim bile…

Uyumak istiyorum uyumak kuşkulu bir uykuda tıpkı ölüm misali diyor şair. benimse sadece göğsünde soluk alıp verebileceğim bir kaç dakika var. Ah evet güzellik. Dinlenmek dedikleri bu olsa gerek. Görmüyor musun ışıl ışıl parlıyorum. Tıpkı yeniden doğdum.Pencerenin ardında duran Ay bile bilmez bunun ne demek olduğunu. Sense en içten tebessümünle kutsuyorsun beni… boğnumu eğiyorum.

Zaman ne kadar da çabuk geçiyor ben inanmazdım der bazıları bense biliyorum. Aslında çok az kaldı değil mi!
Sus Lütfen bu bir soru değil. Sen sadece tebessüm et. Bu senin rüyan. Bu senin harikan.

Gözlerime bakma lütfen. Gördüğünü biliyorum. Anladığını biliyorum. Zorlukla alacağın bir nefes için bile tüm hayatını uğruna feda edecek bu adam da cesaretini yitiriyor. Omuzlarım daha fazla dayanmaz artık. Yitik olmak benim yazgım değil.Sadece söz verecek kadar söz sahibi değilim hepsi bu. Oysaki istenseydi bir elimi sen tutarken tertüz edebilirdim dünyayı diğer elimle yine söylüyorum.

Sanırım gün ağırıyor.Alaca karanlık. Beni sana görünmez kılan büyük ızdırap. Dünyalarımızı ayıran lanetli bir büyü sanki.
Artık uyanma vakti. Aslında ben yokum biliyorsun. Ve hep burdaydım. Görebileceğin günü, görebileceğim günü umutla bekliyorum.Hala…

26.08.2009

~~Kapat Gözlerini… Şimdi Aç…~~

~Biraz Aşk Lütfen…(sizler için)
–Ağlama aşkım bu gece ağlama, dayanamıyorum…

Şarkılar sorar ama ben sormuyorum biliyorum ağlıyorsun…

 

–Kapat gözlerini …(küçük bir öpücük dudaklarıma). Şimdi aç…
–Kapat gözlerini …(küçük bir öpücük dudaklarıma). Şimdi aç…
–Kapat gözlerini …(küçük bir öpücük dudaklarıma). ama aç demeden açtın…
–Kapat gözlerini …(küçük bir öpücük boynuma). Şimdi aç.

Gözlerimi her açışımda, karşımda kollarımın arasında ; dünyanın en güzel yüzü… yemin ederim ki öyle inanmıyor musunuz. Ahh hadi yapmayın benim yüreğimi ve gözlerimi alın bir de öyle bakın. İşte dünyanın en güzel yüzü.İnançlarınız ve gerçekler… Gerçek olan aşktır ve unutmayın ki her aşk gerçektir.

Bu gece benden harikalar diyarımızdan 2 gün daha istedin. Daha ne kadar kırılabilirim param parça olabilirim ne kadar dayanabilirim? hayır bilmiyorum demeyeceğim çünkü biliyorum. Bu beni gülümsetiyor. Ve biliyorsun ki değil harikalar diyarında 2 gün geçirmek cehennemlerde yanmaya rağzıyım ben senin için. Bir busen serinletir ya hep beni cennet bahçelerinin rengi ya gözlerin ve serinliğin…

Kaç adım uzakta mutluluk? hep sorarım ya kaç adımdır iki yaşam arasındaki saat farkı?

Hiçbir şey umurumda değil. gerçek olan tek şey birbirimize olan aşkımız ve büyülü anları ve ufak mucizeleri. Ağrıları dindirmesi düşüncelerin çığlıklar içinde yırtınan seslerini kesmesi bütün sıkıntıyı ve kederi bir anda yok etmesi ve tüm dünyayı ardımıza hapsetmesi…

Dudakların… Dudakların dudaklarımdayken aldığım her nefes… ömrüm boyunca aldığım bütün nefeslerin arasında gerçek olanlarıdır. yaşadığımı hissettiğim andır. iliklerimde, tüm bedenimde ,özümde…

Seni sevdim. seni seviyorum ve biliyorsun bir tek seni seveceğim. beni tanıyan herkes bunu biliyor.

Tanrım ben bu gece sevdiğim kadın, beni seven kadın ve aramızdaki aşk kollarımdayken yine taşların yerini değiştirdim.

Lütfen dualarımı kabul et…

~~BİZ HEP GENÇ ÖLÜRÜZ~~

İki senem kaldı. Eğer bir teklif yazıyor olsaydım takribi yada tahmini sıfatını eklerdim bu iki senenin başına ama bu bir iş teklifi değil.Bu bir hikaye değil bu sadece bir yaşanmışlık değil bu kocaman var olduğumuzu sikik internet portalların da bile gösteren bir gerçek.Ağırlığını asla taşıyamayacak kadar yalın aslında kelimler. 2 sene… yazmalıydım çünkü bu şu an yanımda olmayan onlarcası için bazı onlar yeni yine yineden yan yana gelecekler. Ama bizim zamanımızda değil. Bizim kanımızla değil bizim cevherimizle değil aslında her kuşak kendini özgüdür ve özeldir.(Ebru dün gece diyordun bak evet hala aynı şeyleri düşünüyorum tıpkı kadınlar gibi aslında bu kuşaklarda.)
80 sonrası kayıp kuşak evet biz bulduk kayıp X kuşağı benim dönemim. Lanet olsun anlatacak okadar şey var ki… hepimizin darma duman olması şu an canımı çok yakıyor. Yarımız yaşamıyor yarımızda düzenin içinde kayboldu. Biz düştük….Hayır afetamin ve türevlerini kullandıktan sonraki düşüşte cannabis içmekten bahsetmiyorum. Bu bizim düşüşümüzü sadece o an için yavaşlatırdı. Biz gerçek anlamıyla düştük. Tamamen yapacağımız her şeyi yaptık insanlara sesimizi duyurduk. Hepsi kim olduğumuzu biliyor ve ne için yaşayıp neden erken veda ettiğimizi. Hadi biraz heyecanlanın anımsayın ilk yasa dışı eğlencenizi anımsayın. Gizlerin içinde ama aslında sizi en son bulacakları yerde emniyet müdürlüğünün arka duvarında… Şimdi yeniden ruhumuzu tecrübe edin bizi yaşayın tüm çılgınlarımız aslında hiçbir kötü amaç içermiyordu kimsenin zarar görmesi değildi niyet. Biz sadece tüm duygularımızı sınırlarda yaşıyorduk. Tartışmalarımız bağırışlar çağırışlar içinde ama en samimisi , kavgalarımız kan içinde ama asla ölümü düşünmeden , sevişmelerimiz kor alevler içinde , hayata susayışımız … kana kana içmekti tüm duyguları… Bizi biz yapan insan yapan en önemli varlıklarımızdı duygularımız. Hani şimdi nerdeler. Hiç birinizde hissedemiyorum lanetler yağdırmak istiyorum… Kim sizi bu hale getirdi. Bizim dönemimizde de reklamlar vardı özel sektör vardı , kapitalizm vardı, soykırım vardı savaşlar vardı hala varlar. Neden vazgeçti gençler gerçeklerden duygularından hayatlarını bir ot gibi yaşamaktan bahsetmiyorum daha da kötüsü sinirleri alınmış gibi yaşıyorlar.

Sex , drugs and Rock’n Roll şimdi sadece bir gösteriş için var. Bakın ben yasa dışı bir şey yapıyorum ot içiyorum… bir çok erkekle yada kadınla ilişkiye girebilirim çünkü istediğim kadar özgürüm. Bakın ben deli gibi alkol alıyorum çünkü çok matah bir şey olmadığını biliyorum. Bu gerçekten canımı yakıyor. Samimiyetiniz eksik. Ve hiçbir bok üretmiyorsunuz ne bir hikaye ne bir parça ne bir resim ne bir heykel ne bir şiir ne bir icat nede yeni bir akım.Sizler kocaman bir bok çukurusunuz ve bizim izimizde olduğunuzu zannedip sadece kafa olmak ve cinsel haz için yaşıyorsunuz. Aptalca bir hareketler sergileyip birde sidik yarıştırıyorsunuz. Özellikle keyif verici maddeler hakkında… Ahh gülüyorum ve bir yumruk atıyorum. Kanımdan sadece 10 mlgram enjekte etsem size düzelir mi bu sikik hayatınız hala sikik kalıp bir anlam bulur mu? Çünkü gerçekten bunu istiyorum… Hala bazı bebekler anne karnında Hendrix dinlesin istiyorum.

600 wattlık dev anfi ve (sizlerden bazıları bilir) 4 adet kocaman pioneer cs7070 monitörler ve şu anda bizim için gecenin saat 01.20 sinde büyükçekmece de bir site de 156 daireyi birden “we all die young” ile uyandırıyor Ve ben lespol kasa Gibson Epiphone gitarımın glam tonlarını biraz daha grunge çevirip sikik winamptan çalan bu güzelim parçanın tüm sololarına eşlik ediyorum. birazdan güvenlikle kavga edeceğim ve bu sefer yumruklarımı sakınmayacağım hayır manyak değilim isyankar da değilim ben buyum…biz buyuz… Anlar mısınız ? PLAYYYYYYYYYYYYYY YEAHHHHHHHH….

~~AŞK YOK~~

Biraz Hiss Lütfen…

17 yaşındaydık ilk kez inanmaya başladığımızda. Uzun yıllar aşık olduğumuzu söyledik birimize. Güzel bir ilişki imrenilecek kadar. Sonra bocalamalar ve facia onlarca son. Delirtecek kadar hüzünlü ayrılık kareleri ile doldu her yer. 26 yaşına geldiğimizde o küçük kız “Aşk Yok” dedi bana. Haklıydı belkide.Lakin hala bir ses belki-de diyor bana.

Kesin olan hiçbir şey yok.Zaten bu yüzden kan durmaz ya. Bir mısrasında ilk aşkları özel kılanın öz geçmişleri olamamasıdır diyor Murathan Mungan ki kendisini hiç sevmem lakin doğru söylüyor. Ve bir kaç dakika önce saçma bir internet ekranın da “öyle bir yerdeyim ki ne seni sevebiliyorum ne de bir başkasını” diye yazıyor. Okuyorum saçmalıyorum yüzümün bir yanı saçma bir hüzün diğer yanı umut dolu haykırıyor “Her şey çok güzel olacak diye” . Bu noktada zaten hiçbir şeye karar verecek durumda değilim. Bir ayrım noktası değil benim için. Sanki bir bütün olmuş bu hüzün ve umut bir yaşıyorum. Bir başka yerde “unutmak yoktur sadece çağrışımlardan uzak durmak vardır” diye yazıyor. Sanki herkes haklı koduğumun dünyasında.

Özür dilerim senden yine “Aşkım” diye bahsedeceğim. Alışkanlık mı yoksa gerçeğimi ifade ediyorum bilemiyorum. Ama inancımı sarsacak kadar güçlü çağrışımlar var etrafımda algım huzura doğru olsa da ayaklarım yanardağın eteklerine doğru yöneliyor. ve içimden gelmiyor yazmak. Sadece susmak istediğim zamanlarda aslında en çok konuşmaya ihtiyacım olan zaman olduğunu kavrıyorum. İnsan garip aşık insan daha garip ama aşkın kaybedeni kendim bile olsam algılayamıyorum.

Hadi Biraz Dürüst Olalım…
Şii Susmam gerek …
Gerçekler acıtır biliyorum

Yazamıyorum özür dilerim. Bir kaç hafta sonra döndüğümde. yeniden deneyeceğim.

 

08.07.2012 / rustynail.