Aylık Arşiv: Ağustos 2015


anlamadığımdan anlam veremediğimden. mantığım almadığından amacı çözemediğimden dertlerinin ne olduğunu bilmediğimden susuyorum… vicdanı ve ölümü unuttukları ve kısacık kalacakları bu döngüde ölümsüz bir açgözlülükle her şeyi kendilerine isteyen her şeyi kendi amaçları doğrultusunda kullanmaktan çekinmeyen diğerleri fakirleşirken ceplerini onların emeğiyle doldurmaktan rahatsız olmayan acımasız ve cinayetten zevk alan ruhsuz, duygusuz, hissiz insan müsveddelerinin yüzlerine tükürmek istiyorum yalanlarını ve demek istiyorum; “bana sunduğun ne varsa hepsini götüne sok!” oynamadığım oyuncaklarla giymediğim kıyafetlerle 500 parça yemek takımımla üst model cep telefonumla 16 çift ayakkabımla suratının ortasına tekme atmak istiyorum. şimdilik bu kadar.

son durum.


son günler hep son günler gibi geçiyor. bir isyan esintisi bünyemden oturduğum koltuğa yayılıp koltukta kayboluyor. sıcak… ve belki biraz bezinti… “hay sikeyim dünyanın derdini” diyorum içimden bir sesle. ve kendime söylüyorum. benden başkası duymasa da olur. diyorum “hep son günlerden…” çünkü hep son günler gibi geçiyor. “eğer gerçekse yani gerçekten son günlerimizse” diyor “bu denli sıkıcı olmasına üzülmeden edemiyor” içimdeki azıcık kalmış enerjiye sımsıkı sarılmış benliğimin isimlendirmediğim bir bölümü. “otur ve terle” diyorum ona. “sadece otur ve terle…” yaz. 2015 ve son günler gerçekten aynı amk. / s.

otur ve terle.