gerçeklik ve plastiğe dair.

(Saykodelik Literatür….)

Palyaço Fanzin kendi tabiriyle; ‘bir anlık zihin kontrolsüzlüğünden doğmuştur ve bir sebep ve amaç barındırmaz.’

böylesi güçlü bir yanılsamaya kapılmışken gerçekliğin pek bir anlamı kalmıyor. öyle de; gerçekliğe gırtlağımıza kadar gömülmüş ve bize sunulan hayatı bilinçsiz organizmalar misali tüketmekteyiz.

yokoluyor oluşumuz bizi öfkeli yokediciler haline getirdi…

hep birlikte içten içe bağırıyoruz. “büyük plastik dişlerimiz var. ve kocaman plastik ellerimiz… silahlar üretiyor modernizm adına her gün daha fazla yokediyoruz. açgözlü ve hırslıyız. bu bizi durduramayacak! her şeyi bizim yapana kadar durmayacağız!”

öfkeden gözü dönmüş bir halde bizi bir adım öteye götürecek olan özden uzaklaştık.

ulaşmaya çalıştığımız bütün yolları kafamızdaki hayaletlerin emirleriyle kapattık. devasa ayfonlar youpornlar şeklindeki plastik ağaçları kendimizi özümüzden uzak tutmaya çalışırcasına önümüze devirdik…

ve o ağaçlığın önünde oturan yaşlı, çirkin bir adam Sylvan…

“dur” diyor “geri dönme… Geriye dönen tükettiği çöplerden başka bir şey bulamadı.”

bu zamana kadar nedense kimse onu dinlemedi… hala o sınırda oturuyor.

yokoluyor oluşum beni sakin birisi haline getirdi.

05.04.2016

Sylvan.

12. sayının önsözü olarak kullanılacak.