ŞİMENDİFER

beş dakika önce gitmiş son treni
umutla bekleyen yolcu mantığı
ülke geneline hakim.
 
sela sesini şimendifer düdüğü sanıyor
bavulun içinde saklanmış umut,
havasızlıktan boğulmuş,
gitmek istediği yeni ülke,
eski ülkesinin soğuk bir gasilhanesi…
 
“nasıl bilirdiniz?” diyor makinist.
bütün pişkinliğiyle geriliyor badem bıyığı.
“neyi?” diyor yolcu. hiç bir şey bilmiyor.
 
ellerini önce dizine sonra göğsüne vurup
tren sesi çıkartan küçük bir çocuğun
umudu beş dakika önce kayıp gitti
ülkenin gözlerinin önünden.
soruyor çocuk; “Baba kim öldü?
Neden okunuyor bunca sela?”
 
Bu duyduğun sela değil oğlum.
Olduğun yerde kalmanın sesi…
Sylvan / 15.07.2017