~Yetiştim, Geliyorum … ~


Koşuyorum….

Sadece 20 dakika…

Son yirmi dakika…

Soluk sesimi duyabiliyorum. Soluk sesimi bütün dünya duyabiliyor. Sanırım 3600 kalp atışım daha olacak. En azından adrenalinin dibine vurarak öleceğim. Dilimin üstünde et tadı, yumuşak doku… Bir parça yanak ve biraz kan.Tadını almaya başladığınızda sanki bir başkasına aitmiş gibi hissettirmiyor mu? Sanırım beynim aslında kedimi yediğim gerçeği ile yüzleşmeye çalışıyor ve hüzünlü bir kadın tepkisi gibi kusmaya çalışıyor. Durumun ve kendimin lezzetini tartışamayacak kadar gergin aklım.

Koşuyorum…

Kalbim patlarcasına koşuyorum. Soluğumla rüzgarın sesinin kesiştiği yerde, kalbimi beceren cigerlerim… Beş paradan daha azı cebimdeki satmayı düşünmedim değil. Alıcısından daha karaktersiz oluşumdu beni durduran. Ahh hayır şimdi ağlamaya başlayamam… Ve gözümden süzülen yaşlar…

Koşuyorum…

Yetişebilmek içi değil, peşimden gelen ölümden değil, kendimden asla değil. Güldürmeyin beni, ki bunu düşünme olasılığınızı beceren japon makakları var aklımda. Hepsinden ve her şeyden kurtulmak istiyorum. Daha hızlı koşmalıyım. O kadar hızlı olmalıyım ki yolum aydınlanmalı, derim sıyrılmalı. Tüm fani kimliğimden arınacak kadar hızlı… Bir an gözlerinizi kapayın ve hissedin lütfen. Aslında ölümle aynı yere gittiğimizden de kimseye bahsetmeyin. Biraz önce de söylemiştim kaçtığımdan değil. Peşimden geldiğinden değil. Ben sadece önünden gidiyorum. Şimdi soruyorum size, bu güzel meleğe yolu gösteren kim ! Hoş geldim… Hoş geldim…

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir