bu olsa olsa bir boşluk…


su bulmak için umutsuzca derine uzanan kökler,

kuru toprağa açılmış kara bir delik.

sevilerek alınmış,

süslü bir saksıda unutulmuş,

bir bitkinin susuzluktan ölümü…

 

ve kuru toprakla dolu bir saksının

balkon demirinde yıllarca bekleyişi gibi anlamsız

adeta üşenilmiş yaşatılmaya.
gösterilsin diye kafese kapatılmış

hayvan gibi içindeki avlanma isteği

tembelliğe teslim.

pençeleri beslenme saatini beklerken

bir esneyişle körelmiş.

 

aynı kafese kapatılmış bir insanın

yıllar sonra göğü özgürce görmesi gibi.

mutluluk da değil,

mutsuzluk da.

bu olsa olsa bir boşluk.

 

/sylvan

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir