Yağmurlu gün istemi.

Dışarıda şehir,
yoğun telaş, hızlı solunum.
Beton tozunun yapıştığı ciğerleri,
ve solgun trençkotlu,
düşük suratlı, mutsuz insanlarıyla
sürekli bir şeylere sitem ediyor.

İçinde ben…
şehrin, duvarın ve kemiğin içinde.
gökten uzak,
meteorolojiden habersiz…
İçimde yağmurlu bir gün istemi.
Annem boş işlerle uğraştığımı düşünüyor.

İçimde eski bir dünya,
küçük bir çocuğun ellerinde yıpranıp
çekiştirerek büyütülmüş…
Önümde bir bavul dolusu
tarihi geçmiş pişmanlık.
odaya dağılmış,
acısı tedavülden kalkmış, yarım ömürlük kahır.

Şehirde ben,
yirmi metrekareye hapis
eksik yaşanmış hislerin
ağırlığında ezilen yorgun kentliyim.
Dışarda yağmursuz bir şehir,
içimde eski bir dünya batıyor.
İçimde yağmurlu bir gün istemi.
Sadece annem boş işlerle uğraştığımı biliyor.

Sylvan / 2017 sonbahar – ucundan kış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir