Harcanmış Potansiyel ve yerinde saymaya dair.

Harcanmış potansiyel görmek isterseniz futbol konuşan iki sıradan insana bakın.

Size on yıllık süreçte kimin birinci lige çıktığını, futbolcuların soy kütüğünü, otuz yıllık maç skorlarını, futbolun altındaki siyasi oyunları sayabilirler. Ama sadece bu…

Çünkü başı, banka borçlarıyla,  geçim sıkıntısıyla, yaşamakla öyle büyük bir derttedir ki uzanıp ihtiyacı olanı almak istemez. Elindeki ona yeter. Yettirilir. Aza kanaat etmeyi dinden öğrenmiştir. Haksızlığa karşı sessiz kalmamaya dair kural ise yasalarla unutturulmuştur ya da hakeme okkalı bir küfür savurmak, dinin bu öğretisinin içte yarattığı vicdanı doyurur. Hem, Messi’nin attığı gole sevinmek dururken neden düşünmek gibi zor bir eylem gerektiren şeylerle uğraşılsın ki?

Bu boşa harcanmış potansiyel neye benziyor biliyor musunuz? Bir adamın sonsuz boyutta bir hard diski var ve tamamını aynı tür porno ile doldurmuş. Ya da sınırsız bir kahvaltı sofrasında her gün aynı şeyi yiyor. Ya da her türden kitabın bulunduğu bir kütüphanede çalışıyor ve cin ali den başka kitap okumamış. Ya da spor arabası var ama omuzları onun masrafları altında ezilmiş. Çalışmaktan araba sürmeye vakti yok. Ve saire…

Bana kimse futboldan bu kadar anlayan o adamların böyle bir hafızaya sahipken astrofizikle ilgilense başarısız olacağını söylemesin. Ama ne gerek var? Yol düzken, tank üretip, top koştururken, kim takar astrofiziği, yenilenebilir enerjiyi, kanser tedavisini? O adam içten içe bilir ki, birileri eninde sonunda bulup bize satacak.

Şimdi gelelim harcanmış potansiyelin yerinde sayma üzerindeki etkisine.

Medya, şirketler ve devlet size ne sunarsa sunsun şüpheyle yaklaşın. Ve bilin; hepsinin kaliteli takım elbiselerinin altında sizi düzmek için kaldırılmış bir çük var. Götünüzü ne için açacağınız ise size kalmış.
(Futbol, cep telefonu, sörvayvır, eğitimsiz bırakılmışlık…)

Başınızı derde sokan onlar olduğu için, size her zaman kolay yolu sunarlar. Kolay yol düzdür. Düşünmemeniz için her şeyi önünüze koyarlar fakat gelişmeniz için ne gerekiyorsa sizden uzakta bırakılmıştır. İhtiyacınız olan her şey yol kenarı tesislerinde kompleks bir halde size sunulur. Aynı zamanda, kolay yolda 3 liralık çorba 10 liradır.

Siz önünüzdeki düz yolda ilerlerken size verdikleri, sizi hayattan geri bırakacak şeyler için hayıflanacağınızı bilirler. Bunlar için size sundukları suçlanacak şeyler önünüzdeki listede mevcuttur. Ama bilin ki suçlu sizsiniz.

Her zaman onların size söylemediği alternatif bir seçenek var. Seçtirilmiş şeylerden uzak durun.

Daha ne diyeyim? Hayatın sırrını mı vereyim? Tamam, o da olur. Hayatın sırrı Kung-fu Panda filmindeki nudıl tarfinde saklı.

Sylvan Clownson / 18223
(Kitap Sokağı Fanzinde yayınlandı.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir