Köşesiz Yazı / Aptallığın hükmüne dair.


Körfez savaşını TRT den naklen izledim. küçük bir çocuktum. füzeler aksiyon filan.
2. körfez savaşını özel kanallardan. kan gövdeyi götürdü. bombalar, yanan petrol kuyuları filan.
Bosna’da savaş vardı. onu da izledim. Kurtoviç Zlatan ismini bir mezar taşının üzerinde okudum. bir bebek mezarıydı. kaç yıl geçti hala adını anımsıyorum.
Çeçenlerin savaşını izledim.
Filistin İsrail meselesi de savaş sayılır.
Afrika’da ki iç savaşlardan da haberim oldu. Yer yer baktım.
Suriye savaşını izledim.
İşte ne bileyim hintlilerin yaptığı zulümü, islamcıların kestiği kafaları, bombalı terör saldırılarını filan saymıyorum bile.
 
Şu kısa hayatımda o kadar çok savaşa tanık oldum ki artık bir üzüntü bağımlısı gibiyim. Ekrandaki piksel piksel kanla beslenen bir vampirim.
 
Savaşa karşıyım fakat boş hayal kurmayacağım. ‘Barış’ kelimesinin sadece bir slogan olduğunu bildim ve savaş kelimesinin gerçekliğini gözlerimle gördüm.
 
Masum insanlar için Tanrı’nın adaleti bir zorunluluk. Savaşarak ölenler ise bunu hak edecek kadar aptallar. Ve aptal olmayı bir lütuf olarak gördükleri sürece savaşlar bitmeyecek. Dişlerindeki kan onları boğana dek savaşmaya devam edecekler.
 
Eğer cebinde silah taşırsan, er geç silahlı başka insanlara bulaşırsın. Bir de klasik tabir; o silah çıkarsa patlar. Artık nerende patlar onun hesabını sana bırakıyorum.
 
Ben şimdi sadece oturup aptallığın hükmünü izleyeceğim. yeteri kadar şanslıysam bir sonraki savaşa kadar yaşamaya, tüketmeye, alış veriş yapmaya, günümü gün etmeye devam edeceğim.
 
Yeteri kadar şanslı değilsem bir aptal tarafından öldürüleceğim ve mazlumlar için Tanrı’nın adaleti bir zorunluluk olarak kalacak.
 
Öleceğim güne kadar iyi bir insan olmaya çalışacağıma, kimsenin savaşına karışmayacağıma, aptallığın hükmünü asla kabul etmeyeceğime dair kendi kendime yemin ederim. Zira ben öldükten sonra bu dünya diye bir şey kalmayacak.
 
/191010

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir