27.11.2013

durdum… arkamı dönüp yolu uzun uzun izledim. bu zamana kadar takip ettiğim yol… geride, hatıratımın tozlu ufuk çizgisiyle, birleşen hatırlamadığım zamana kadar geri giden yola baktım.
çok uzun zaman geçmiş yürümeye başlayalı… pişmanlık duygusuna yer bırakılmadan özenle tüketilmiş, ağır yürünmüş… benimle beraber yürüyenlerin ayak izlerini hala üzerinde taşıyan tozlu yol…

durdum… dört beş adım geri gittim. yerdeki ayak izlerine baktım. bütün insanlıklarıyla oradaydılar… binlerce ayak izi… sahiplerinin özelliklerini yansıtan ayakkabılarla beynime basılmış gibi net aklıma kazınmış insancıklar…

bir rüzgar beni oradan alıp beş adım ileri bıraktı. yoluma kaldığım yerden devam etmem gerektiğini fısıldadı. ayak izlerinin üzerini kumlarla örttü. beynimdeki ayak izlerinin her biri ezilmiş bir süngerin tekrar eski haline dönmesi gibi iyileşti…

gözümü sonsuzluğa diktim… göz kapaklarımı ince bir iğne işçiliğiyle kapattım… tanıdığım bütün kokuları aklımdan sildim. karşıma çıkan ilk canlıyı ciddi şekilde yaralayıp bir adım daha atıyorum şimdi. ellerim kandan yapış yapış.

katettiğim yol uzadıkça dünyadaki zamanım kısalıyor. artık hiçbir şey yetmiyor. ulaşabileceğim her yere geç kalıyorum. içimde dinmek bilmeyen bir yürüme isteği yürüyorum…

gözümü diktim… aklımın pamuk iplikleriyle..

                                             . 529cca5199c7dd12440006b0_1392043703331_2048

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir