insan


yeni yıl eski yıllar ve gelecekteki belirsiz yıllar… başından beri değişmeden devam eden yaşam… bitmeyen koşuşturma, sonsuz savaş. sonsuz yineleyiş. sonsuz başlangıç çizgilerini yüzüne yapıştıracak zaman… sonsuzluk, yarın kadar yakın. sonsuzluk içinde olduğunu anladığında var olan, içinden çıktığında sonunu bulduğun bi’şey. yani yok bi’şey. ve zamanın akışı ve akıştaki debelenme ya da başını zamana gömdüğündeki boğulma hissi, zamana karşı yapılan anlamsız savaş. öldüğün anda kazanacağın, kazandığın anda her şeyin sona ulaştığı ve yahut sonsuzluğa… karıştığı(n)(acağın) (belki) (yine bir yineleme.) bu da bi’şey. ama yok. ve …mışlık hissinde hissizliğe karışıklığın. beynindeki sinyaller. yanıp sönen ve durmaksızın siren sesleriyle şakaklarında patlayan bi’şeyler […]

bi’şey


ben, insan… dünya üzerinde ki sivilce… ne onunla bütün, ne kendimle tamım… ben dünya ve evren arasına sıkışmış, küçük bünyemdeki kainattan büyük düşlerimle kendimi ondan üstün sanan kendimi her şeyin dışında tutuyorum. bütünleşmeyi reddediyor, yok olmaktan korkuyorum… ben, insan… başlangıcımla sonumu başlatan, bittiğimde yanımda herşeyi götüreceğini zanneden… ben virüs… ben, sonsuzlukta kendine sınırlar çizen, ben yok etme mekanizması… ben kendini sıkıştırdıkça özgürleştiğini sanan. patladığında cürmü kadar iz bırakan… sen insan…  hatalarının üzerinin yanlışla kapatan.  küçüldükçe devleştiğini düşünen. artık beni bırak.. ben olmaktan kurtar beni onunla bir bütün kıl. beni bırak ben artık sen olmak istemiyorum… sylvan.

ben… virüs…