saykodelik edebiyat


Dışarıda şehir, yoğun telaş, hızlı solunum. Beton tozunun yapıştığı ciğerleri, ve solgun trençkotlu, düşük suratlı, mutsuz insanlarıyla sürekli bir şeylere sitem ediyor. İçinde ben… şehrin, duvarın ve kemiğin içinde. gökten uzak, meteorolojiden habersiz… İçimde yağmurlu bir gün istemi. Annem boş işlerle uğraştığımı düşünüyor. İçimde eski bir dünya, küçük bir çocuğun ellerinde yıpranıp çekiştirerek büyütülmüş… Önümde bir bavul dolusu tarihi geçmiş pişmanlık. odaya dağılmış, acısı tedavülden kalkmış, yarım ömürlük kahır. Şehirde ben, yirmi metrekareye hapis eksik yaşanmış hislerin ağırlığında ezilen yorgun kentliyim. Dışarda yağmursuz bir şehir, içimde eski bir dünya batıyor. İçimde yağmurlu bir gün istemi. Sadece annem boş işlerle uğraştığımı […]

Yağmurlu gün istemi.


oturmuş, saksıdaki gül daha güzel görünsün diye yaprağın üzerindeki minik canlıları öldürüyorum. ya onlar, ölecek ya gül, elimde zehir. böcekler ölürken geçen zaman yavaş yavaş öldürüyor beni. ya gül ölecek, ya ben. caniliğin sınır çizgisi yüzümde, geçen zamanın attığı bir çizik artık. Sylvan Clownson 17185  

çiçeğin daha güzel görünmesi için ölüyorum.


daha gidesi yutkunduğu hisle tükürüğe karışık ben, burda kalası ağır basık dizlerinin üzerinde. ve zamanla acıyor kemik. hislerimi yuttum yutalı, daha bir mideme doğru göçüyorum. bir kötü etki dudaklarımda. mor dudaklı ve yalancıyım. hileli zarlar parmaklarıma yapışık. kandırıyorum fakat sindiremiyorum kendimi. uykum göz kapaklarımın ardına zincirli çalmasınlar diye sıkı sıkı kilitlemişim. geçmesin diye ağır ağır sayıyorum zamanı. gidesim artık bağırsağımdaki hisle boka karışık ben… kalasım ağır basık. ve zamanla acıyor kemik. /s. 17294  

diz kapağı



su bulmak için umutsuzca derine uzanan kökler, kuru toprağa açılmış kara bir delik. sevilerek alınmış, süslü bir saksıda unutulmuş, bir bitkinin susuzluktan ölümü…   ve kuru toprakla dolu bir saksının balkon demirinde yıllarca bekleyişi gibi anlamsız adeta üşenilmiş yaşatılmaya. gösterilsin diye kafese kapatılmış hayvan gibi içindeki avlanma isteği tembelliğe teslim. pençeleri beslenme saatini beklerken bir esneyişle körelmiş.   aynı kafese kapatılmış bir insanın yıllar sonra göğü özgürce görmesi gibi. mutluluk da değil, mutsuzluk da. bu olsa olsa bir boşluk.   /sylvan

bu olsa olsa bir boşluk…


durağan boş karanlık dar, oyuğundaki sürüngen. ışıktan yoksun. derisi, kanı, elleri soğuk varsa bile ona ulaşmayan faydasız güneşi ölük. bütün hislerden arınık ve çıplak. kıyafetten, etten, kemikten ve ruhtan soyunuk. hiçe başlayan hiçe yürünen bir hiçe çıkan yol çoktan yürünük. karaltı aynı saatte. aynı ALARM! sesiyle başlayıp birinin geçmişine küfürle biten her gün gün boyu süren sonsuz iki çizgide, saate, güne, haftaya, yıla sıkışık… günah, yasak, baskı çevrilen diğer yanak. fakat o da mor. yine aynı hata. iyi olmanın dayanılmaz çözümsüzlüğü bu kez sert bir yumruk çeneye inen gözde çakan ışık dişler kırık. ruhumu siken ilkel benliğim. ateş yakmaya çalışan […]

sürüngenler güneşin ölümüne üzülmezler.


          Önemli Uyarı!  Elinizde tuttuğunuz (yahut önünüzde gördüğünüz) bu öykü/fanzin özgür bir iradeye sahiptir. yayın hakkı herhangi bir şirket ya da kuruluşa ait olamaz. Eğer birisi size bunu satmaya kalkışırsa ona para vermek yerine yazıcı kullanmayı öğretin. Hala para diyorsa yapacağınız hareket için gereken güç orta parmağınızda mevcuttur. Yaşasın fotokopi! Batsın bu dünya!   Daha az önemli Uyarı.   Palyaço Fanzin bir anlık zihin kontrolsüzlüğünden doğmuştur. Bir sebep ve amaç barındırmaz.           KUTU SYLVAN CLOWNSON (saykodelik edebiyat)       0 noktası.   Uzun zamandır bu şehirden nefret ediyordum. Hayır, bütün dünyadan… Şu an’a […]

Kutu – Palyaço Fanzin



      Önemli Uyarı!  Elinizde tuttuğunuz (yahut önünüzde gördüğünüz) bu öykünün/fanzin/fankit özgür bir iradeye sahiptir. yayın hakkı herhangi bir şirket ya da kuruluşa ait olamaz. Eğer birisi size bunu satmaya kalkışırsa ona para vermek yerine yazıcı kullanmayı öğretin. Hala para diyorsa yapacağınız hareket için gereken güç orta parmağınızda mevcuttur. Yaşasın fotokopi! Batsın bu dünya!       daha az önemli uyarı. bu öyküde bahsi geçen kişiler, isimler ve hisler çarpık kentleşmenin ürünüdür.           Part 1. Tetere     “Bu günü unutmamalıyım…” “Unutsan da sorun olmaz. Kendi doğum gününü unutan tek salak sen değilsindir” Sez olmalı… Öyle […]

Kent Sürüngeni – Öykü