sivilce


ve herkesin aynı ruha sahip olduğu bir dünya düşün… herkes aynı kadına aşık, aynı şeyleri seviyor onun gözlerine baktığında. aynı tutkularla arzulayıp, aynı hislerle sevişilen, herkesin aynı anda aynı ritmik hareketlerle dans ettiği ve herkesin aynı adımla yürüdüğü bir dünya düşün. tam bir kukla şovu olurdu. herkesin geçtiği yollardan geçip sonunda aynı seviyeye ulaştığı ve herkesin içinden birinin gidebildiği yere kadar uzaklaşılabilinen, görünmez sınırların olduğu bir yerden bahsediyorum. mesela herkesin aynı arabaya bindiği aynı kokularla kokusunu gizlediği bütün müzisyenlerin aynı tınıdan çaldıkları şarkılarla çoşup üzüleceğin, şairle aynı hisleri taşıdığın, aynı cümlelerle yazılmış şiirlerin okunup, bütün tabloların aynı renklerle boyandığı… bütün […]

Gel benimle…


aklımın ücra bir köşesinde başlayan soğuk ve yağışlı hava dalgası kalbimi ele geçirdi. dokunanın etine yapışıyor. ve soğuk ondaki tüm hisleri dondurdu. ne kedimi seviyorum ne de başka bir şeyi. artık ayaklarım daha soğuk. sakallarım buz tutmuş. ölümün dokunuşu gibi soğuk bir şarkı yapışmış dudaklarıma, tadını almaya çalışıyorum dilimin. hiçbir şey hissedilmiyor, gözgözü görmez hisler arasında. soğuk bir selamın başında eriyor kalp ve elvedasız bir terkedişe genleşiyor. pornografik gözyaşları terli hislerin üzerine çöreklenmiş… konuşuyoruz, soğuk bir sohbet. bir çayırın donuk çimlerine oturmuşuz. ağzımdan çıkan buhar mı yoksa ganja dumanı mı hatırlamıyorum. ‘soğuk ve yalan birbirinin aynıdır. ve gerçek patlamalarla sonuçlanır. çoğu zaman…’ diyor yanımdaki […]

seyirme / 15610


Emin ol… Geleceğim. ne yürüdüğüm yollarda güller açacak ne de ardımdan güzelleşecek dünya emin ol, ne olursa olsun aynı öküzün boynuzunda dönecek aynı öküzün ellerinde şekil bulacak aynı öküzün mermisiyle ölecek öküzün içinde kalan son insanlık kırıntısı emin ol “her şey güzel olacak” derken kocaman bir yalan sarkacak dilinden yere yerlere bulaşacak dokunanı kirletecek “çok” güzel olması gereken “şey” ler ve bil ki yalan söyleyeceğim sağ gözümden akan yaş çeneme ulaştığında diyeceğim ki: “ağlamıyorum gerçekten çok güzel olacak her şey” emin ol inanmayacaksın bana ne söylesem yalan işitecek kulakların yalan sinyalleri yayılacak beyninden ellerine her bakışımdan şüphe duyacaksın. ve her […]

Tek şeyden Eminim…



her şey sırasıyla şöyle oldu… patladım. eksildim. çürüdüm… bittiğini sanmıştım… sonrası tam bir acayiplikti. sessizlik önce açık yaralarımdan başladı. içimi kaplayarak devam etti. derim morardı şiştim ve patladım… etlerim çürüyüp kemiklerimden döküldükçe,yaz göğünün altında ilahi bir çıplaklıkla başbaşa kaldım. iskeletim ufalandı. parçalandım ve ayrıştırıldım. sessizlik bütün dünyamı ele geçirip yutmuştu. en ufak bir çıtırtı, şehir uğultusu, insan sesi duymadan geçen bin yıl boyunca neye mal olacağını bilmeden bekledim ve sustum. durumu kabullenmiştim. tam alışacağımı anladığım anda şimdi içimden bir ses “dönüşümün başladığını” söylüyor. uzun zamandır duyduğum ilk şey. düşündüm ki; atomlarım dünyamın her yerine dağılacak ve bir şeylerin içinde tekrar can bulacak… onların varlığında küçük bir […]

04.04.2015 tarihli seyirme…


ben, insan… dünya üzerinde ki sivilce… ne onunla bütün, ne kendimle tamım… ben dünya ve evren arasına sıkışmış, küçük bünyemdeki kainattan büyük düşlerimle kendimi ondan üstün sanan kendimi her şeyin dışında tutuyorum. bütünleşmeyi reddediyor, yok olmaktan korkuyorum… ben, insan… başlangıcımla sonumu başlatan, bittiğimde yanımda herşeyi götüreceğini zanneden… ben virüs… ben, sonsuzlukta kendine sınırlar çizen, ben yok etme mekanizması… ben kendini sıkıştırdıkça özgürleştiğini sanan. patladığında cürmü kadar iz bırakan… sen insan…  hatalarının üzerinin yanlışla kapatan.  küçüldükçe devleştiğini düşünen. artık beni bırak.. ben olmaktan kurtar beni onunla bir bütün kıl. beni bırak ben artık sen olmak istemiyorum… sylvan.

ben… virüs…


öfkeliyim… şimdibi başlasam duramayacağım biliyorum. o kadar küfüre ne sayfa yeter ne çene. parmaklarım kanar sikmek fiilinden yeni cümleler türetirken biliyorum. en küçük hücresinden kulağının arkasına kadar. tanıdığı bütün biyolojik oluşumlara kadar. kadın erkek ayrımı yapmadan. bütün eşitliğim ve bütün adaletimi kullanarak. yaşadığı gezegenden onun içinde bulunduğu galaksiye kadar. sevdiği ne varsa küfürle kutsamak istiyorum onları. (hoşlandığı ne varsa, ne yapmayı seviyorsa. ölüsünü, dirisini, anasını avradını, gelmişini geçmişini, soyunu sopunu…) bi başlasam üç dört gün uzunluğunda küfürler yazacağım biliyorum. bugünden başlayacak söylemesi teee üç gün sonra yatsı ezanına kadar uzanacak. sabahçıların ağızlarına düşenece, sokaklarda haylaz çocuklar onlardan tekerleme yapana değin […]

küfürlü şiir… (subliminal)