tramvay


arayışa başlamadan nasıl anlaşıldı ruhun kaybolduğu? Yaşamı bir tramvay misali bir çizgiden sapmadan devam edenler nasıl kayboldular? kendine gömüldün desek; kafanın içi de derin değil halbuki. oturup hayal bile kurmuyorsun… suni bir gündemde varsın sen, elinde bir plastik… yürümüyor, koşmuyor, konuşmuyorsun gerçekten. eylemlerin gerçekliği yansıtmıyor. suni solunumlarla hayattasın. ondandır ki hırıltılı nefesin. gerçekten nefes alıyor musun? burada mısın gerçekten? (ekranı tıklıyorum.) ve kokuyorsun… üzerine sinen korkunun kokusu. ondan arınmak için bedenine sıktığın kokulu gazlara rağmen pis kokuyorsun. burada oturup bir plastiğin içinde kaybolmaya başlıyorsun. aslında bir yere gidemedin, sadece andasın. sonra birden ‘pufff’ yokoluyorsun.      

Lost Souls.


(ikinci yıpranmış) belki sen 5 lira bulursun ben on lira, yere bakalım. sen sağdan yürü belki cüzdan bulursun. ben soldan gideceğim yerdeki çöpleri sayacağım. sakızlara dikkat et bebek ayağına yapışmasın yere bakalım gökyüzü kirli ki görebileceğin sadece reklam panoları sahip olman karşılığında ruhunu istedikleri büyük markaların… kafanı kaldırma yere bak. hem lalelide değiliz, dünyaya açılmıyoruz. gidebileceğimiz tek yer burası görebileceğimiz şey asfalt. yusufpaşa istasyonundan malum tramvaya kaçak binmişiz güvenlik bizi farketmesin yere bakalım. 14.04.2015 / sylvan

yere bakma durağı.


her şey sırasıyla şöyle oldu… patladım. eksildim. çürüdüm… bittiğini sanmıştım… sonrası tam bir acayiplikti. sessizlik önce açık yaralarımdan başladı. içimi kaplayarak devam etti. derim morardı şiştim ve patladım… etlerim çürüyüp kemiklerimden döküldükçe,yaz göğünün altında ilahi bir çıplaklıkla başbaşa kaldım. iskeletim ufalandı. parçalandım ve ayrıştırıldım. sessizlik bütün dünyamı ele geçirip yutmuştu. en ufak bir çıtırtı, şehir uğultusu, insan sesi duymadan geçen bin yıl boyunca neye mal olacağını bilmeden bekledim ve sustum. durumu kabullenmiştim. tam alışacağımı anladığım anda şimdi içimden bir ses “dönüşümün başladığını” söylüyor. uzun zamandır duyduğum ilk şey. düşündüm ki; atomlarım dünyamın her yerine dağılacak ve bir şeylerin içinde tekrar can bulacak… onların varlığında küçük bir […]

04.04.2015 tarihli seyirme…